Güncel Teknoloji

Güncel Teknoloji

Teknoloji haberleri, yeni çıkan ürünler, ürün kıyaslamaları, avantajlı kampanyalar

Kanser tedavisinde yeni yöntem: Tomoterapi

2/11/2009
Kategori: Saglik

Türkiye’de her yıl 150 bine yakın insan kansere yakalanıyor. Tedavide büyük aşamalar kaydedilse de, milyonlarca insan bu hastalığın pençesinden kurtulamıyor.

Kanser tedavisinde her gün yeni bir yöntem ortaya çıkıyor. Bunlardan biri de ‘Tomoterapi’ (TomoTherapy). Radyoterapinin yerini alması beklenen yeni yöntemin kanserli hücreler üzerinde daha etkili olduğu ve ışın tedavisinin yarattığı olumsuzlukları en aza indirdiği belirtiliyor.

İtalyan Hastanesi Onkoloji Uzmanı ve Medikal Direktör Prof. Dr. Ahmet Öber'le, bu yeni yöntemle ilgili olarak konuştuk.

Tomoterapi ne anlama geliyor?

Tomoterapi bir yöntem. Klasik radyoterapide makine ışınları dikdörtgen şeklinde çıkarıyor ve biz çıkan ışını çeşitli yöntemlerle şekillendiriyoruz. Çağdaş radyo terapide ise ışın makineden çıkıyor geçtiği yol üzerinde lifçiklerle sekilendirilmeye başlanıyor. Bu şekilde 2 şekilde radyoterapi yapabiliyorsunuz. Bu yöntemde amaç ne? Amaç sağlıklı dokuyu korumak, tümörlü dokuya ışını vermek. Fakat biz tümörlü dokuda ışının artık daha homojen olmasını istiyoruz yani ışın dozunun farklılıklarının mümkün olduğu kadar az olmasını istiyoruz. Radyo terapi yaparken genellikle aletler 1-2 pozisyonda ışını çıkartırlar ve bunla sınırlı kalınır tomoterapi cihazı ise 360 derece dönüyor.

Bu yöntemi klasik radyoterapiden ayıran fark bu mu?

Tamamen farklı bir iş yapıyorsunuz, ötekinde 7 ışınla yaptığınızı burada liflerin devamlı oynamasıyla, daha fazla sayıya çıkarıyorsunuz. Bunun avantajı ise sağlıklı doku kapalı oluyor, inanılmaz oranda koruma yaratabiliyorsunuz. 2 tümör varsa daha homojen ışınladığınız için, korumanız iyi olduğu için, dozu çok yükseltebiliyorsunuz ve bunu yaparken ışını 1 cm açıyorsunuz masanız yavaş yavaş yürüdüğü için mm’lerle tarayarak gidiyorsunuz. Bir avantajı bu.

İkinci avantajı ise alet döndüğü için bu dönüş sırasındada ışın çıkartıyor dolayısıyla aletle bilgisayarlı tomografi yapabiliyorsunuz. Hastayı tedaviye başlarken yatırıyoruz, bu dönüş sırasında yapılacak olan tomografiyi aletin kendi çıkardığı ışınla yapıyoruz ve hastanın o günkü dokularının yerini tümörünün yerini, hatta tümörünün kabaca büyüklüğünü görüyoruz. Bu yöntem her tedavinin başlangıcında bütün detayı görmemizi sağlıyor. Niçin önemli? Birçok organ vücutta hareketlidir, siz planlamayı 15 gün evvel yaptıysanız hasta 15. tedavi sürecindeyse, 15 gün içinde hatta o gün organ hareketi vardır. Tümör büyür ya da küçülür dolayısıyla ilk baştaki planlamaya bağlı kalırsanız yapacağınız iş hassasiyetini kaybeder. Hassasiyetini kaybettiği için klasik radyo terapide daima geniş emniyetlerle çalışırsınız yani 1cm’lik bir tümörü ışınlamak için organ hareketini ve teknik kısıtlamaları dikkate alarak o çapı 1.5cm'ye çıkarırsınız gerektiğinde 2 cm ye çıkarırsınız biz mm ile bunu sınırlayabiliyoruz. Günlük kontrollerimizi yapıyoruz. Eğer tedavimizde veya oturuşunda hata yoksa devam ediyoruz varsa düzeltmelere geçiyoruz. Pozisyonel düzeltme örneğin hasta biraz yan yatmıştır biraz daha kalçasını yana koymuştur bunun gibi şeyler çok etkiler. Bunları pozisyonel olarak düzeltiyoruz aletin bunu düzeltme yeteneği var. Bunun için hastayı kaldırmıyoruz sadece ışıncık açılıp kapanmaları değişiyor. Bilgisayarlı tomografiyi çekiyoruz aletin çıkardığı bilgisayarlı tomografiyi çekiyoruz bunun tam adı MVCT’dir. Ondan sonra ilk planlama detayı makine ekranına geliyor. Kontrol ediyoruz eğer tümörde büyüme ya da küçülme varsa sağlıklı dokularda yer değişme varsa o zaman planı sil baştan edebiliyoruz. Diğer aletlerde bu bir haftalık bir çalışmadır. Bir diğer özelliği de halkın çok iyi anladığı nokta atışı yani istediğiniz yeri vurabilme özelliği. Bu aletteki noktasal yaklaşım 160 cm’e kadar çıkabiliyor hem bu işi iyi yaptığı iddia edilen aletlerde aşağı yukarı maksimum tedavi edilecek tümör çapı 3 - 4 cm ile sınırlıdır ama aynı işi bu yöntemde 160 cm’le yapıyoruz çok daha büyük tümörü küçük bir iş yapıyormuş hassasiyetinde tedavi edebiliyoruz.

Bu hastalara ne tür bir rahatlık sağlıyor?

Farklı dozlar vermek istediğiniz organlarda çok büyük kolaylıklar getiriyor yani beyinde birden fazla tümör varsa o tümörleri yüksek dozda, beynin kendisini düşük dozda ışınlayabiliyoruz ya da karaciğerde birden fazla kitle varsa karaciğerin kendi dozunu düşük tutup diğer noktalarda dozu çok arttırabiliyoruz.

Yan etkiler azalıyor

Radyo terapinin birçok yan etkisi bulunuyor? Bu yöntem bu yan etkileri azaltıyor mu?

Radyo terapinin yan etkileri nereye yaptığınızla bağlantılıdır. Radyoterapiyi eğer başa yapar ve gözü korumazsanız hastada görme kaybı olabilir. Prostatı ışınlıyorsanız hastanın görme açısından bir riski yoktur. Dolayısıyla ışınladığınız bölgeyle sınırlıdır. Biz de yan etki düşük olduğu için dozları daha emniyetle ve daha yüksek verebiliyoruz siz dozunuzu artırdıkça da tümör kontrolünüz artıyor. Dolayısıyla yalnız yan etkiyi düşürmek değil yan etkiyi düşürdüğüz için tümöre verdiğiniz doz da negatif olarak artabiliyor. Nereyi koruyabiliyoruz? Gözü çok iyi koruyabiliyoruz beyindeki sağlıklı dokuyu koruyabiliyoruz Böbreği koruyoruz, karaciğeri koruyoruz, organın yerine göre ince bağırsağı koruyoruz bunlar çok duyarlı organlar. Radyoterapi gören hastalarda görülen yan etkiler mide bulantısı, ishal mesela ışınladığımız yere göre idrarda yanma, idrar tutukluğu, kaçırma olabilir. Büyük abdest şikayetleri yapabilir, akciğerde ciddi problemler yapabilir.

Size her başvuran hastaya tomoterapi uygulanabiliyor mu?

Hayır, tabii ki iyi bir yöntem her şey için gerekli değildir dolayısıyla o bir mesleki birikim ve dürüstlüktür. Biz tomoterapiye uygun olan hastalara tomoterapiyi uyguluyoruz ama tomoterapi olmadan da tedavi edilecek durumlar var. Hasta illa tomoterapi isteğiyle geldiğinde onu tomoterapiye koymuyoruz duyup geliyorlar ve izah ediyoruz “Sana bu makine gerekli değil, bunun maliyeti sana gereksiz gelecek, sen gel klasik tedaviyi al, aynı tedaviyi alabilirsin” diyoruz çünkü vücutta korunmaya fazla ihtiyaç olmayan yerler var örneğin kasın ve kemiğin o kadar korunmaya ihtiyacı yok. İkincisi bazı tedavilerde hastanın ağırlığı daha çok ilaç tedavisine kalıyor. Dolayısıyla radyoterapide o kadar yüksek doza çıkmanız gerekmiyor. Doku eğer vereceğiniz dozu rahatlıkla kaldırabiliyorsa bunda tasarruf etmeye çalışmanın bir mantığı yok. O zaman düşük dozda ve kısa sürede yaptığımız tedavilerde biz klasik makinalari çok rahat kullanabiliyoruz.

Pahalı bir yöntem mi?

Klasik tedaviye göre pahalı bir yöntem tabi.

Tomoterapi daha çok hangi kanser türlerine uygulanıyor?

Beyin tümörleri, akciğer tümörlerinin bazıları, tüm baş boyun tümörleri, gırtlak tümörü geniz tümörü, tükürük bezi tümörleri, meme tümörlerinin bir kısmı uygulanamaz değil.

Tomoterapinin uygulanması ne kadar sürüyor?

Aşağı yukarı 20 dakika sürüyor.

Tomoterapi çocuklara da uygulanabiliyor mu?

Çocuklarda daha kullanımı henüz standartlaşmış değil çünkü çocuklara geldiğimizde tümör karakteri çok farklı, ilaç tedavisi daha önde gidiyor ve çevre dokularla bu tedavinin ilişkisi yönünde bilgi net değil onun için prensip olarak çocuklarda daha bu tedaviye gelinmiyor.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Hamileler domuz gribine daha kolay yakalanabiliyor

2/11/2009
Kategori: Saglik

Bağışıklık sistemi zayıf kişilerin daha kolay yakalandıkları domuz gribi virüsü, hamileler için de büyük bir tehdit oluşturuyor.

Amerika ve Avrupa’dan sonra ülkemizde de ortaya çıkan domuz gribinin bir salgına neden olması bekleniyor. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf kişilerin daha kolay yakalandıkları domuz gribi virüsü, hamileler için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Senai Aksoy, domuz gribinin hamileler üzerindeki etkisi ile ilgili en önemli soruları yanıtladı.

Domuz Gribi nedir?

İsmi nedeniyle domuz gribinin, domuz etinin veya domuz mamulleri içeren gıdaların yenmesi sonucunda ortaya çıktığı sanılmakta. Oysa hastalığın domuz ve ürünlerini yenmesi sonucunda bulaşması söz konusu değildir. Domuz gribi domuzlarda görülen ve salgın halinde yaşanan İnfluenza tip A’nın sebep olduğu bir solunum yolu hastalığıdır.

Domuz gribinin belirtileri nelerdir?

Hastalığa erken teşhis konulamamasının en önemli nedenlerinden biri belirtilerinin sıradan grip ve soğuk algınlığına benzemesidir. Domuz gribinin en önemli belirtisi yüksek ateş olmakla birlikte

• Öksürük
• Boğaz ağrısı
• Genel vücut ağrısı
• Baş ağrısı
• Üşüme
• Halsizlik

olarak sıralanabilir. Bazı vakalarda mide ve bağırsak rahatsızlıkları bu belirtilere eşlik edebilir.

Domuz gribi nasıl bulaşır?

Tüm grip hastalıklarında olduğu gibi domuz gribinin de başlıca bulaşma şekli insandan insana gerçekleşir. En görülen bulaşma şekilleri:

• Öksürük ve hapşırma
• Hasta kişi ile el teması
• Cinsel temas
• Hasta kişi ile aynı çatal, kaşık, tabak, bardak vs. kullanımı
• Ortak kullanım alanlarındaki eşyalar (masa, sandalye, kapı kolu)

Domuz gribi virüsü 7 gün boyunca bulaşıcılığını koruyabiliyor. Virüse yakalanan kişi henüz hastalanmadan hastalığı bulaştırabileceğinden çevresi için tehdit oluşturmaktadır.

Kimler domuz gribine daha kolay yakalanabilir?

Bağışıklık sistemi zayıf kişilerde domuz gribine yakalanma riski daha yüksektir. Çocuklar, yaşlılar, kalp, solunum yolları ve benzeri hastalıklara sahip kişiler ve hamileler domuz gribine daha çabuk yakalanabilir. Özellikle hamile kadınlarda hormon dengesinin değişmesi domuz gribine yakalanma riskini artırıyor. Anne adayında ayrıca astım, kalp gibi hastalıklar da mevcut ise domuz gribi daha tehlikeli hale geliyor.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Süper Lig Haftanın Maçları

2/11/2009
Kategori: Spor

TURKCELL SÜPER LİG HAFTANIN MAÇLARI
 12. Hafta
06/11 Bursaspor ?-? Gençlerbirliği
07/11 İstanbul BB ?-? Antalyaspor
07/11 Trabzonspor ?-? Beşiktaş
08/11 Eskişehirspor ?-? Denizlispor
08/11 Ankaragücü ?-? Kasımpaşa
08/11 Manisaspor ?-? Gaziantepspor
08/11 Sivasspor ?-? Kayserispor
08/11 Diyarbakırspor ?-? Galatasaray
08/11 Fenerbahçe ?-? Ankaraspor

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Süper Lig Puan Durumu

2/11/2009
Kategori: Spor

PUAN DURUMU
  Takımlar O P
1 Fenerbahçe 11 28
2 Galatasaray 11 25
3 Bursaspor 11 23
4 Beşiktaş 11 21
5 Kayserispor 11 19
6 Trabzonspor 11 18
7 Büyükşehir Bld. 11 18
8 Eskişehirspor 11 17
9 Gençlerbirliği 11 16
10 Antalyaspor 11 16
11 Gaziantepspor 11 15
12 Manisaspor 11 13
13 Ankaragücü 11 12
14 Diyarbakırspor 11 12
15 Kasımpaşa 11 8
16 Sivasspor 11 7
17 Denizlispor 11 6
18 Ankaraspor 11 0

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Süper Lig Maç Sonuçlarıı

2/11/2009
Kategori: Spor

TURKCELL SÜPER LİG HAFTANIN SKORLARI
 11. Hafta
31/10 Antalyaspor 1-1 Bursaspor
31/10 Beşiktaş 1-0 Ankaragücü
01/11 Gençlerbirliği 0-2 Manisaspor
01/11 Gaziantepspor 2-1 Diyarbakırspor
01/11 Denizlispor 0-1 İstanbul BB
01/11 Kasımpaşa 1-1 Eskişehirspor
01/11 Galatasaray 2-0 Sivasspor
01/11 Kayserispor 1-1 Fenerbahçe
01/11 Ankaraspor 0-3 Trabzonspor

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı